• Foucault, delilik kavramının sabit veya doğal bir kategori olmadığını, aksine kültürel, toplumsal ve politik güçler tarafından şekillendirilen tarihsel olarak rastlantısal bir yapı olduğunu savunur.
• Rönesans'tan modern döneme kadar deliliğe yönelik tutumların evrimini izler ve akıl ve akıl dışılığa ilişkin değişen algıların akıl hastalarının tedavisini nasıl etkilediğini vurgular.