Gelecekteki araştırmalar, bu çerçeveyi çağdaş kentsel ortamları, uyarlanabilir yeniden kullanım girişimlerini, sürükleyici mekanları ve dijital mekansal deneyimleri keşfetmek için genişletebilir.
Gelecek Araştırma Yönleri: Bu bölüm, iç mimari alanında daha fazla araştırma için umut vadeden birkaç yönü vurgulamaktadır. İlk olarak, “Görünmez İçsellik” kavramı, modern iç mekan ortamlarında ampirik olarak incelenmeyi hak etmektedir. Gelecekteki çalışmalar, hafıza, duygu, duyusal atmosfer ve anlatı gibi unsurların, müzeler, kültür merkezleri, uyarlanabilir yeniden kullanım projeleri ve kamusal iç mekanlar gibi yerlerde kullanıcıların mekansal deneyimlerini nasıl şekillendirdiğini inceleyebilir. Bu tür araştırmalar, kullanıcı deneyimlerine odaklanan hem nitel hem de nicel yöntemler kullanarak burada özetlenen teorik çerçeveyi doğrulamaya yardımcı olacaktır. İkinci olarak, “Görünmez İçsellik” ile ortaya çıkan dijital ortamlar arasındaki etkileşim, araştırma için heyecan verici bir alan sunmaktadır. Tasarım uygulamalarında sanal gerçeklik (VR), artırılmış gerçeklik (AR), karma gerçeklik (MR) ve metaverse tabanlı mekanların artan önemiyle birlikte, bu fiziksel olmayan alanların yer duygusunu, aidiyeti ve duygusal bağlantıyı nasıl geliştirdiği konusunda yeni sorular ortaya çıkmaktadır. Gelecekteki çalışmalar, *Görünmez İçselliğin* dijital olarak aracılık edilen iç mekanlarda tasarlanıp tasarlanamayacağını, algılanıp algılanamayacağını ve sürdürülebileceğini inceleyebilir. Üçüncüsü, “Görünmez İçselliği” iç mimarlık eğitimine dahil etmek, önemli araştırma fırsatları sunmaktadır. Stüdyo tabanlı deneysel çalışmalar, edebi anlatılar, hafıza haritalama, fenomenolojik gözlem ve hikaye anlatımı gibi metodolojilerin öğrencilerin yaratıcı süreçlerini ve mekansal kavramsallaştırma becerilerini nasıl etkilediğini araştırabilir.