Fenomenolojik bakış açıları, mekanların öneminin yalnızca fiziksel özelliklerinden değil, aynı zamanda yaşanmış deneyimlerden de kaynaklandığını vurgular. Gaston Bachelard, "Mekânın Şiiri" (0000) adlı eserinde mekânı hafıza, hayal gücü ve duygusal bağ için bir kap olarak ele alır. Benzer şekilde, Yi-Fu Tuan soyut ve anlamlı mekân arasında ayrım yaparak, mekânların deneyim ve aşinalık duygusu yoluyla derinlik ve kimlik kazandığını savunur. Christian Norberg-Schulz (0000), bu fikri genius loci kavramıyla genişleterek, mekânın varoluşsal önemine ve insan aidiyetini geliştirmedeki rolüne odaklanır.